RAVİ
Yahya İbnu Abdirrahman İbni Hatib

HADİS
Anlattığına göre, Hz. Ömer (ra)'la içerisinde Amr İbnul-As (ra)'ın da bulunduğu bir cemaatle birlikte umre yapmıştır. Sefer esnasında su kaynaklarından birine yakın olan bir yolda Hz. Ömer, sabaha doğru mola verdi. (Herkes gibi kendisi de yattı. Bu esnada) ihtilam oldu. Sabah olunca kafilede, (yıkanması için yeterli) su bulunamadı. Hayvanına binip (yakınındaki) suya kadar geldi. Derhal bu ihtilamdan kalan meni bulaşığını yıkamaya başladı. Derken ortalık ağardı. Amr İbni'l-As (ra), Hz. Ömer'e: "Sabah oldu. Yanımızda temiz elbise var, şu elbiseni (yıkamayı) bırak, bilahare yıkanır" dedi. Ancak Hz. Ömer kendisine: "Ey İbnu'l-As, hayret doğrusu! Yani sen elbise buldun diye herkes elbise mi bulacak? Allah'a yemin olsun ben senin söylediğini yapsam bu bir sünnet olur. Hayır, ben gördüğüm (meniyi) yıkarım ve görmediğime de su çiler (temizlenmiş addeder)im!"dedi.

KAYNAK
Muvatta, Taharet 83, (1, 50)


TEVHİT İLE GÖÇELİM...!


Ölümün sancısı düştü karnıma,
Makamım geliyor hep yamacıma,
Söyleyin ihvanlar gelsin yanıma,
Aman Allah tevhit ile göçelim.

Kimisi geldi kimi gelmedi,
Kimisi gelipte şeytana uydu,
Kimi Hak yolunda hitamı buldu,
Aman Allah tevhit ile göçelim.

Seyreyle şu Mevlanın işine,
Az vakitte çok çile verdi başıma,
Yaşımız varıyor ellialtı yaşına,
Aman Allah tevhit ile göçelim.

Söyleyin ihvanlarım kaldırsın,
Şeyh'im yusun kefenimi sardırsın,
Uzak yerlere haber göndersin,
Aman Allah tevhit ile göçelim.

Hüsnü pek küçüksün kıymetin olmaz,
İsmini sevenler hanene gelmez,
Hiç kimseden sana faydada olmaz,
Aman Allah tevhit ile göçelim.

Uzaktaki ihvanlar burnuma kokar,
Fehmi'nin can acısı ciğerim yakar,
Birazı gelmiş yüzüme bakar,
Aman Allah tevhit ile göçelim.