RAVİ
İbnu Abbas

HADİS
Kureyza ve en-Nadir, Medine'de yaşayan Yahudilerden iki kabile idi. Bunlardan en-Nadir kabilesi Kureyza kabilesinden daha şerefli kabul ediliyordu. Sözgelimi, Kureyza kabilesine mensup birisi, en-Nadir'den birini öldürecek olsa kısas olarak katil öldürülürdü, ama en-Nadir'den bir kimse Kureyza'dan birisini öldürecek olsa, yüz vask hurma ile fidye ödenirdi (katil öldürülmezdi). Resulullah (sav)'ın peygamberliğinden sonra en-Nadir'den birisi Kureyza'dan bir adam öldürdü. Kureyzalılar: "Katili bize teslim edin, onu öldüreceğiz" dediler. Öbür taraf "Sizinle bizim aramızda Muhammed hakem olsun" dediler ve Resulullah (sav)'a geldiler. Bunun üzerine şu ayet indi: "... Eğer hükmedersen, aralarında adaletle hüküm ver, Allah adil olanları sever" (Maide 43). Adaletle hükümden maksat "cana mukabil can"dı. Daha sonra şu ayet indi: "Cahiliye devri hükmünü mü istiyorlar? Yakinen bilen bir millet için Allah'tan daha iyi hüküm veren kim vardır?" (Maide, 50)

KAYNAK
Ebu Davud, Diyat 1, (4494), Akdiye 10, (3591); Nesai, Kasame 7, (8,18)


SENDEN BAŞKA BİLDİĞİM YOK MUHAMMED...!


Eşiğine süreyim yüzümü,
Göreydim Ol Mübarek yüzünü,
Senden başka kime edem nazımı,
Senden başka bildiğim yok Muhammed.

Beni sana ulaştırmaz bu kemal,
Aydan yüzlü dudak lebler ne güzel,
Ümmetim demezsen nicolur bu hal,
Senden başka bildiğim yok Muhammed.

Herkes ikna oldu kendi suçundan,
Rücu ettim kusurumun ucundan,
Öyle birde ümmetiyin içinden,
Senden başka bildiğim yok Muhammed.

Bindebir vasfıyın yollarına gidemem,
Münafık sözlerine eğilipte kalamam,
Verseler dünyayı bir pula alamam,
Senden başka bildiğim yok Muhammed.

Ey Hüsnü'm sanada ecel gelecek,
Bülbül gibi söyler dilin birgün duracak,
Bu nazik bedenin kara toprağa girecek,
Senden başka bildiğim yok Muhammed.