RAVİ
Aişe

HADİS
Hz. Peygamber (sav)'ın bir hasırı vardı, geceleri perde yapıp gerisinde namaz kılardı, gündüzleri de yayıp üzerine otururdu. Halk da Resulullah (sav)'ın yanına dönüp (gelip) aynen onun gibi namaz kılmaya başladılar. Sayı gittikçe arttı. Bunun üzerine Resulullah (sav) onlara yönelerek şunu söyledi: "Ey insanlar, takat getireceğiniz işleri yapın. Zira siz (dua etmekten) usanmadıkça Allah da sevap yazmaktan usanmaz. Allah'a en hoş gelen amel, az da olsa devamlı olanıdır." Ravi der ki: Muhammed (sav)'ın ailesi bir iş yapınca onu sabit kılardı (artık terketmez devamlı yapardı). Buhari'nin Ebu Hüreyre (ra)'den yaptığı bir rivayette: "Orta yolu tutun, güzele yakın olanı arayın, sabah vaktinde, akşam vaktinde, bir miktar da gecenin son kısmında yürüyün (ibadet edin), ağır ağır hedefe varabilirsiniz. Unutmayın ki sizden hiç kimseye, yaptığı amel, cenneti kazandırmayacaktır" buyurdu. "Sen de mi (amelinle cennete gidemiyeceksin) ey Allah'ın Resulü?" dediler "Evet, ben de", dedi, "Allah affı ve rahmeti ile muamele etmezse ben de!" Buhari ve Nesai'de gelen bir başka rivayette: "Bu din kolaylıktır. Kimse (aşırı gayretle) dini geçmeye çalışmasın, (başa çıkamaz, yine de yapamadığı eksiklikleri kalır ve) galibiyet dinde kalır" buyrulmuştur.

KAYNAK
Buhari, İman 16-29, Ezan 81, Rikak 18; Müslim, Salat 283, (782); Muvatta, Salatu'l-Leyl 4, (1, 118);


AHİRETİM MAMUR EYLE...!


Görmesem seni yapamıyom,
Seherlerde yatamıyom,
Fena sözler tutamıyom,
Ahiretim mamur eyle.

Dostun kapısı açıldı,
Nur ayan oldu saçıldı,
Canı bedenden geçildi,
Ahiretim mamur eyle.

Onu Görmeyen mürşit olamaz,
Perdeler yanına varamaz,
Dervişlerin halini bilemez, 
Ahiretim mamur eyle.

Gördüm seni mest eyledin,
Aşıklara dost eyledin,
Bazı bazı hasta eyledin,
Ahiretim mamur eyle.

Semalarda uçurdun,
Sıratlardan geçirdin,
Karadan ağı seçtirdin,
Ahiretim mamur eyle.

Her mahalde gördüm seni,
Hızarlara verdin beni,
Şükür Dosta bildirdin beni,
Ahiretim mamur eyle.

Fehmi Sana ayan olur,
Mevlam muradını verir,
Dervişlere faydan olur,
Ahiretim mamur eyle.