RAVİ
İbnu Ömer

HADİS
Bir sefer sırasında Hz. Peygamber (sav)'le beraber bulunuyorduk. Ben Hz. Ömer'e ait, yüke yeni alıştırılan henüz zabtı zor bir devenin üzerindeydim. Deve dik başlılık edip cemaatin önüne önüne giderdi. Babam Ömer (ra) devenin bu davranışından üzülür, onu tekrar geriye atardı. Bana da: "Devene sahib ol, Resulullah (sav)'ın önüne geçmesin" derdi. Sonunda Resulullah (sav): "Ey Ömer, onu bana sat" dedi. "Pekala o senin olsun ey Allah'ın Resulü" dedi. Böylece deveyi Hz. Peygamber (sav) ondan satın almış oldu. Sonra da Resulullah (sav) bana dönerek: "Ey Abdullah, deveyi sana bağışladım, artık o senindir, onu istediğin gibi kullan" dedi.

KAYNAK
Buhari, Büyu 47, Hibe 25


ECEL YAKIN GÖÇMEMİZE NE KALDI..!


Pusula yazdım Dosta kim götürecek,
Benim hizmetimi kim bitirecek,
Gece gündüz gene dert artıracak,
Ecel yakın göçmemize ne kaldı.

Pusulayı iletin,Dosta uzatın,
Kulak verin ne söylerse gözetin,
Kefenimi Zemzem ile bezetin,
Ecel yakın göçmemize ne kaldı.

Düşün bir yol yaşın nereye vardı,
Cümle aşıklar gülerek geldi,
Nice aşıkların menzile erdi,
Ecel yakın göçmemize ne kaldı.

Göçeceğim Mevlam bende bileyim,
İhvanların,ahbabların göreyim,
Mevlanın emrine muti olayım,
Ecel yakın göçmemize ne kaldı.

Gafil olma bu yolda sen ezil,
Mevlanın emrine kuş gibi süzül,
Nesimi gibi,Fehmi sende yüzül,
Ecel yakın göçmemize ne kaldı.